Tip 1 diyabet beslenmesi konusunda kanıta dayalı bir rehber.
Siz ya da çocuğunuz tip 1 diyabet tanısı aldıysanız, muhtemelen çok kısa bir sürede çok fazla bilgiyle karşılaştınız — karbonhidrat listeleri, oranlar, düzeltme dozları, bir sensör ve iyi niyetli ama bambaşka bir hastalıktan söz eden bir sürü tavsiye. O yığının içinde birileri, büyük olasılıkla bunun çocukluktaki tatlılardan ya da gazlı içeceklerden kaynaklandığını ima etti. Bunu en başta ve çok net söylemek istiyorum: tip 1 diyabet otoimmün bir hastalıktır. Bağışıklık sisteminiz pankreasınızdaki insülin üreten hücreleri yok etti. Yediğiniz hiçbir şey buna sebep olmadı, kaçındığınız hiçbir şey bunu engelleyemezdi ve bugünkü hiçbir beslenme biçimi bunu geri çeviremez.
Daha derin bir bakış için: Anti-İnflamatuar Beslenme: Gerçekten İşe Yarayan Nedir (Abartı Olan Nedir).
Bu yüzden tip 1 diyabet beslenmesi, bazı hastalıklarda olduğu gibi tedavinin kendisi değildir. İnsülini eşleştirmeyi kolaylaştıran, günleri daha öngörülebilir ve daha az yorucu kılan bir çerçevedir. Pratik hiçbir ayrıntıya girmeden önce bir şeyi açıkça söylemem gerekiyor ve bunu yazının içinde tekrar söyleyeceğim: insülin dozları, insülin–karbonhidrat oranları, düzeltme faktörleri ve hedef aralıklar diyabet ekibiniz tarafından belirlenir ve ayarlanır — endokrinoloğunuz, diyabet hemşireniz, çocuk endokrin ekibiniz. Bunları bir diyetisyen belirlemez, internetteki bir yazı ise hiç belirlemez. Lütfen burada okuduğunuz hiçbir şey yüzünden bir dozu değiştirmeyin. Her şeyden önce bir güvenlik notu: durmayan kusma, temizleyemediğiniz ketonlar, nefes darlığı, bilinç bulanıklığı ya da sıvıyı tutamamak diyabetik ketoasidoz belirtileridir ve öğünlerinizde bir değişiklik değil, hemen acil tıbbi bakım gerektirir. Bir diyetisyenin yapabileceği şey, işin beslenme tarafını ekibinizle daha iyi konuşabilecek kadar anlamanıza yardım etmektir.
Karbonhidrat Sayımı Aslında Ne Yapar
Kan şekerini en çok ve en hızlı yükselten besin ögesi karbonhidrattır; bu yüzden öğün insülininiz esas olarak karbonhidratla eşleştirilir. Karbonhidrat sayımı, yemek üzere olduğunuz şeyin içinde ne kadar karbonhidrat olduğunu tahmin etmektir; böylece ekibinizin verdiği oran o miktara uygulanabilir. Sayım, ekibinizin kurduğu bir hesabın girdisidir. Bir sınav olarak tasarlanmadı.
Bu oran, hızlı etkili insülininizin bir ünitesinin kaç gram karbonhidratı karşıladığını ifade eder. Tamamen kişiseldir, aynı kişide sabah, öğle ve akşam için sıklıkla farklıdır ve büyüme, hastalık, hareket ve hormonlarla zaman içinde değişir. Düzeltme faktörleri de aynı mantıkla çalışır ve aynı ölçüde kişiseldir. [TK: oran ve düzeltme faktörü yapısının burada anlatılıp anlatılmayacağını teyit edin — sayısal oran verilmeyecek]
Asıl beceri tahmin etmekte. Çoğu kişi tartıyla ve etiket okuyarak başlar; bu dönem gözünüzü kalibre ettiği için düzgün yapılmaya değer ve sık yediğiniz besinler için besin arama aracı işinizi kolaylaştırır. Birkaç hafta içinde porsiyonları tanımaya başlarsınız: kendi kasenizdeki pilav ne kadar, aldığınız ekmeğin dilimi ne getiriyor, evdeki elmalar ne büyüklükte. Tutarlı biçimde uygulanan makul tahminler, sürdüremeyeceğiniz kusursuz tahminlerden daha iyi iş görür.
Yağ, Protein ve Lif: Aynı Karbonhidrat Neden Farklı Davranır
Bu, insanların en çok kafasının karıştığı ve en sık kişisel bir başarısızlık gibi okunan kısım. Karbonhidrat miktarı birebir aynı olan iki öğün tamamen farklı eğriler çizebilir, çünkü karbonhidrat hiçbir zaman tek başına gelmez.
Yağ mide boşalmasını yavaşlatır. Yağ oranı yüksek bir öğün — pide, lahmacun, kızartmalar, kremalı bir makarna, ağır bir kebap sofrası — öğün insülini tepe noktasını çoktan geçtikten sonra gelen, daha yavaş, daha yayvan ve daha uzun süren bir yükseliş yaratma eğilimindedir. Klasik senaryo şudur: yemekten birkaç saat sonra gayet iyi bir ölçüm, çok daha geç saatlerde ise inatçı bir yükseklik, çoğu zaman gece boyunca. Büyük protein miktarları da gecikmeli bir yükselişe katkıda bulunabilir. Lif ve besinin yapısı aynı yöne çeker: bulgur, kuru baklagiller, sebzeler ve bütün meyve, rafine ya da sıvı hâllere göre şekeri daha yavaş salar. Bir bardak meyve suyu ile bir elma aynı davranmaz.
Bunu yönetmenin bilinen yolları var — dozu bölmek ya da yaymak, zamanlamasını değiştirmek, tabaktaki bileşenleri yeme sırasını değiştirmek. Bunların hepsi diyabet ekibinize ait doz kararlarıdır. [TK: yağ ve protein için doz ayarını ekip görüşmesi olarak nasıl ifade etmek istediğinizi teyit edin — doz rakamı yok] Sizin o görüşmeye getirebileceğiniz şey ise gözlem: hangi düzenli öğünleriniz sürekli aksıyor ve ne zaman.
Çok düşük karbonhidratlı beslenme tip 1 topluluklarında yoğun biçimde savunuluyor ve mantığı anlaşılır: daha az karbonhidrat, daha küçük dozlar ve çoğu zaman daha az dalgalanma demek. Ancak burada gerçek riskler var — dozlar buna göre ayarlanmazsa hipoglisemi, değişen keton riski, büyümekte olan çocuk ve ergenlerde ayrı bir dikkat gereği ve zaten yorucu bir hastalığın üstüne binen ağır bir kısıtlama yükü. Denemek istiyorsanız bu, diyabet ekibinizin ve onlarla birlikte çalışan bir diyetisyenin gözetiminde yapılmalıdır.
Egzersiz, Hipoglisemi ve Hareketi Planlamak
Egzersiz, tip 1 diyabetle bedeniniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir ve insanların hareketten korkmasının en yaygın sebeplerinden biridir. İkisi aynı anda doğru.
Farklı hareket türleri farklı yönlere çeker. Yürüyüş, bisiklet, yüzme, tempolu olmayan bir koşu gibi düzenli aerobik çalışma seans sırasında şekeri düşürme eğilimindedir. Kısa ve şiddetli çabalar ile ağır direnç antrenmanı, stres hormonları üzerinden şekeri önce geçici olarak yükseltip sonra düşürebilir. Ardından insülin duyarlılığı saatlerce yüksek kalır; öğleden sonra yapılan bir antrenmanın ardından gelen gecenin bilinen bir risk penceresi olmasının sebebi budur.
Elimizdeki araçlar, seans çevresindeki karbonhidrat ve seans çevresindeki insülin ayarıdır. Birincisi diyetisyenin gerçekten yardımcı olduğu yer; ikincisi ekibinize aittir. [TK: egzersiz öncesi karbonhidratı ekip kararı olarak nasıl ifade ettiğinizi teyit edin — gram miktarı yok] Genel olarak geçerli birkaç şey var.
- Her zaman hızlı etkili karbonhidrat taşıyın, çikolata ya da tahıl barı dışında bir biçimde, çünkü yağ tam da hız gerektiği anda emilimi yavaşlatır.
- Başlamadan önce bakın ve eğilime dikkat edin, çünkü aşağı giden bir ölçüm ile aynı sayının yukarı gidiyor olması bambaşka durumlardır. Yanınızda, hipogliseminin neye benzediğini bilen birine söyleyin.
- Tedavi edin, bekleyin, tekrar bakın. Hipoglisemiyi tedavi edip hemen yükselmedi diye üstüne yemeye devam etmek, geri tepen bir yüksekliğe giden çok yaygın bir yoldur.
[TK: tedavi et–bekle–tekrar bak yaklaşımını miktar ve süre vermeden nasıl ifade ettiğinizi teyit edin] - Gecikmeli etkiyi bekleyin, uzun ya da zorlu seanslardan sonra akşamı ve geceyi ekibinizle birlikte planlayın.
Alkol ve Hastalık Günleri: Kuralların Esnediği Zamanlar
Alkol bir uyarıdan çok bir açıklamayı hak ediyor. Karaciğeriniz alkolü işlerken depoladığı şekeri her zamanki gibi salmayı azaltır — yani sizi öğün aralarında ve gece boyunca sessizce koruyan arka plan kaynağını. Bu yüzden tip 1'de alkolün taşıdığı asıl risk, içtikten saatler sonra, çoğu zaman gece ortaya çıkabilen bir hipoglisemi riskidir.
Pratikte: içerken karbonhidrat içeren bir şeyler yiyin, akşam yemeğinizi atlamayın, yatmadan önce bakın ve yanınızdakilere tip 1 diyabetiniz olduğunu söyleyin — çünkü hipogliseminin dışarıdan görünüşü ile sarhoşluğun görünüşü rahatsız edici biçimde örtüşür ve insanların zamanında yardım alamadığı an tam olarak budur. [TK: alkol ve gece ölçümünü ekip önerisi olarak nasıl ifade ettiğinizi teyit edin — rakam yok]
Hastalık günleri ise ters yönde çalışır ve insanı bir o kadar şaşırtır. Enfeksiyon, ateş, ağrı ve stres, stres hormonları üzerinden şekeri yükseltir; yani hiçbir şey yiyemeyecek kadar kötü hissederken bile değerleriniz tırmanabilir. Hastayken bazal insülinin kesilmemesinin sebebi budur, hiçbir şey yemiyor olsanız bile — her diyabet ekibinin söylediği ve iki kez duyulmayı hak eden bir nokta. Keton bakılması, sıvının yudum yudum alınması gerekir; normal bir öğün midenizde durmuyorsa çorba, meyve suyu, sade kraker ya da şekerli bir içecek gibi tolere edebildiğiniz her biçimdeki karbonhidrat işi görür. Ekibinizin hastalık günü kurallarını, gece üçte uzanıp bakabileceğiniz bir yerde tutun. [TK: keton takibini ve acil bakıma yönlendirmeyi nasıl ifade ettiğinizi teyit edin — eşik değer yok] Durmayan kusma, temizleyemediğiniz ketonlar ya da sıvıyı tutamamak acil tıbbi bakım gerektirir.
CGM Verileriniz Bir Karne Değil, Bir Bilgi Kaynağıdır
Sürekli glukoz takibi bu hastalığı büyük ölçüde iyi yönde değiştirdi. Bir yandan da insanlara önceki hiçbir kuşağın sahip olmadığı bir şey verdi: bedensel bir sürecin dakika dakika akan kaydı ve üstüne alarmlar.
Bunun bedelini görüşmelerde görüyorum. İnsanlar günde onlarca kez baktıklarını, ruh hâllerinin oktaki yönü takip ettiğini, grafikleri için bana özür dilediklerini ve alarm çalar diye uykusuz kaldıklarını anlatıyor. Hedef aralıkta geçirilen süre pek çok kişinin zihninde sessizce bir nota dönüştü. [TK: hedef aralık ve aralıkta geçen süreden burada hedef koymadan nasıl söz ettiğinizi teyit edin]
Bunu nasıl okumanızı tercih ederim, söyleyeyim. Eğriniz, girdisi çok olan bir sistemin çıktısıdır: yediğiniz şey, evet, ama aynı zamanda uyku, hastalık, stres, adet döngüsünün evresi, ortam sıcaklığı, enjeksiyon bölgesinin ne kadardır kullanıldığı ve karbonhidrat tahmininizin o an ne kadar isabetli olduğu. Yüksek bir ölçüm, o gün o sistem hakkında bir veridir. Bir haftalık örüntüye ekibinizle birlikte bakmak size işe yarar bir şey söyler. Tek bir sayıya bakıp durmak ise size çok şeye mal olur ve neredeyse hiçbir şey söylemez. Amacımız güvenli, iyi beslenmiş ve yaşanabilir bir hayat.
Tip 1 Diyabete Uygun Bir Örnek Gün
Bu ilkelerin sıradan bir günde nasıl göründüğüne bakalım. Bu bir reçete değil, örnekleyici bir çerçevedir ve karbonhidrat miktarlarını bilerek yazmadım — sayılar sizin kendi porsiyonlarınıza, dozlar ise ekibinize aittir.
- Kahvaltı: beyaz peynir, zeytin, domates, salatalık, haşlanmış yumurta ve tam buğday ekmeği; ya da sütle yapılmış yulaf ezmesi, meyve ve bir kaşık ceviz.
- Kuşluk: planınızda ara öğün varsa meyve ve bir avuç kuruyemiş ya da yoğurt.
- Öğle: mercimek çorbası ve yanında bir zeytinyağlı sebze yemeği; ya da tavuk veya balık ile bulgur pilavı ve bol yeşillikli bir salata.
- Çay saati: akşam hareketli geçecekse, porsiyonunu iyi bildiğiniz küçük bir şey.
- Akşam: sevdiğiniz bir protein kaynağı, bol sebze ve daha önce saydığınız bir karbonhidrat — kuru fasulye ve pilav gibi klasik bir tabak da buna dahil.
- Gece: canınız isterse meyve, yoğurt ya da küçük bir tatlı, diğer her şey gibi sayılarak.
Dikkat edin: bu listede yasak hiçbir şey yok ve tatlı da özel bir tören yapılmadan yerini alıyor. Bir de şuna dikkat edin, işi taşınabilir kılan şey tekrar. Sık yediğiniz öğünler, doğru saydığınız ve rahat doz uyguladığınız öğünlere dönüşür; bu da dikkatinizi gerçekten öngörülemez günlere ayırmanızı sağlar. Bütün strateji pratikte bundan ibaret.
Sayım Hayatınızı Ele Geçirmeye Başladığında
Tip 1 diyabet, herkesin hiç düşünmeden yaptığı bir şey hakkında gün boyu karar vermenizi ister. Diyabet distresi ve diyabet tükenmişliği yaygındır ve hiç izin günü olmayan, hiç durmayan bir iş yüküne verilen öngörülebilir bir yanıttır.
Burada nazikçe adı konması gereken özel bir kırılganlık da var. Ömür boyu tartmak, saymak, etiket okumak ve yemekten sonra bir sayının yükselişini izlemek, örselenmiş yeme davranışının geliştiği koşulları birebir yaratır; yeme bozuklukları tip 1 diyabette bilinen bir risktir. Kiloyu etkilemek amacıyla insülini atlamak ya da azaltmak — çoğu zaman diyabulimia olarak anılır — olan bir şeydir ve ciddi riskler taşır. Bunu daha fazla anlatmayacağım, çünkü asıl önemli olan şu cümle: bunun herhangi bir parçası size tanıdık geliyorsa, bu tedavi edilebilir bir durumdur ve diyabet ekibinize ya da bir diyetisyene söylemek yardımın başladığı yerdir. Kimse sizi azarlamayacak.
Kendinizde ciddiye almanız gereken işaretler arasında randevulardan kaçınmak, verilerinize hiç bakmamak, kiloyu etkilemek için doz atlamak, yemek sonrası utanç, grafiği düz tutmak için katı ve dar bir biçimde yemek ve yemeğin artık hiçbir koşulda keyif vermemesi var. Bunların herhangi biri, size yardım edebilecek biriyle konuşmayı hak eder. Beslenme desteği burada diyabet ekibinizin ve ruh sağlığı desteğinizin yanında ilerler.
Tip 1 Diyabet Hakkında Yaygın İnanışlar
"Çok şeker yediğim için bu hastalık bende çıktı."
Hayır. Tip 1 diyabet, bağışıklık sisteminin insülin üreten hücreleri yok ettiği otoimmün bir hastalıktır; beslenmenin, kilonun ya da şekerin yol açtığı bir durum değildir. Bu inanış, tip 1 ile tip 2'nin tek bir hastalıkmış gibi konuşulmasından besleniyor.
"Artık asla ekmek, meyve ya da tatlı yiyemem."
Karbonhidrat yasaklanmaz, sayılır ve insülinle karşılanır. Meyve, ekmek, pilav, makarna ve ara sıra bir dilim doğum günü pastası, iyi yönetilen bir tip 1 diyabet beslenmesine sığar. Değişen tek şey, bunları saymanız ve dozu ekibinizle birlikte belirlemeniz.
"Neredeyse hiç karbonhidrat yemezsem grafiğim düz olur ve insüline neredeyse ihtiyacım kalmaz."
Çok düşük karbonhidratlı beslenme öğün dozlarını gerçekten azaltır; ancak insülin ihtiyacını ortadan kaldırmaz, hipoglisemi ve keton açısından kendi risklerini getirir ve yağ ile protein şekeri etkilemeye devam eder. Denemek isterseniz diyabet ekibinizin uzman gözetimi şarttır.
"Şekerim yüksek çıktıysa bir yanlış yapmışımdır."
Kan şekeri, yemeğin yanı sıra uykuya, hastalığa, strese, hormonlara, sıcağa, enjeksiyon bölgesine ve zamanlamaya da yanıt verir. Aralık dışı bir ölçüm, o gün girdisi çok olan bir sistem hakkında bilgidir. İşe yarayan soru, haftanın örüntüsünün neye benzediğidir.
"Tip 1 ile tip 2 aslında aynı şey, aynı beslenme önerileri geçerli."
Bunlar sebepleri farklı, ayrı hastalıklar. Prediyabet ve tip 2 diyabet beslenmesi ya da insülin direnci beslenmesi için verilen önerilerin çoğu, hâlâ kendi insülinini üreten bir bedende insülin direncini azaltmak üzerine kuruludur. Tip 1'de pankreas artık insülin üretmez; dolayısıyla beslenme tarafındaki iş, dışarıdan verilen dozu eşleştirmektir.
Hanzi Nutrition ile Çalışmak
Ben bir diyetisyenim ve tip 1 diyabet konusundaki dürüst görüşüm şu: işin beslenme kısmı öğretilebilir bir beceridir ve iyi öğretilebilir. Görüşmelerime bu işten yorulmuş olarak gelen insanların çabası eksik değildir. Eksik olan, tüm bunları gerçek bir işe, gerçek bir aileye ve gerçek bir mutfağa oturtmalarına yardım edecek biridir.
Hanzi Nutrition'da Hollanda, Belçika, Almanya ve Türkiye'deki danışanlarımla tamamen çevrimiçi olarak, hem İngilizce hem Türkçe çalışıyorum; bu konu hastalığa özel beslenme tedavisi kapsamında ilerliyor. İlk görüşmede ne yediğinizi, günlük düzeninizi, hareketinizi, sürekli aksayan öğünlerinizi ve kısıtlama geçmişinizi yargılamadan bütünüyle konuşuyoruz. Ardından mutfağınıza, kültürünüze ve programınıza oturan kişisel bir plan kuruyorum; amaç sayımı daha hızlı ve daha sessiz hâle getirmek. İnsülin dozlarını, oranları ya da düzeltme faktörlerini ben belirlemem, önermem ve değiştirmem — bunlar diyabet ekibinize aittir ve süreç boyunca onlarla koordineli çalışırım.
Karbonhidrat sayımı haftanızı sessizce ele geçirdiyse ve insülininizi diyabet ekibiniz yönetirken hayatınıza uyan bir beslenme düzeni istiyorsanız, bugün kişisel planınızı alın.
Son bir kez: insülin dozları, insülin–karbonhidrat oranları, düzeltme faktörleri, hedef aralıklar ve hastalık günü kuralları yalnızca diyabet ekibiniz tarafından belirlenir ve ayarlanır. Bu yazıya dayanarak hiçbir dozu değiştirmeyin.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel tıbbi bakımın yerine geçmez. Beslenme, takviye veya tedavinizde yapacağınız değişiklikleri lütfen doktorunuzla birlikte planlayın.
İlgili Yazılar
Aynı temadaki diğer yazılarımız:

