Belçika'da Türk Diyetisyen: Kendi Dilinizde, Kendi Mutfağınızla Beslenme Desteği

Belçika'da Türk diyetisyen konusunda kanıta dayalı bir rehber.

Belçika'da yaşıyorsunuz. Belki iki yıl önce bir iş, bir eş ya da bir yüksek lisans için Antwerp'e, Brüksel'e, Gent'e ya da Leuven'e taşındınız; taşınma yürüdü, ama beslenme düzeniniz yürümedi. Öğlen yemeği masa başında yenen bir ekmek oldu. Akşam yemeği bir saat daha geç saate kaydı ve giderek daha derme çatma hâle geldi, çünkü kapıdan sekizde giriyorsunuz. Ya da belki burada doğdunuz; aileniz kırk yıldır burada ve burası sizin memleketiniz — ama yine de yıllardır kendi mutfağınızı anlatmaya çalıştığınız her muayenehaneden elinizde başka birinin akşam yemeğini anlatan bir broşürle çıktınız.

Daha derin bir bakış için: Hollanda'da Diyetisyene Nasıl Gidilir: Huisarts Yolu, Verwijzing ve Online Danışmanlığın Yeri.

İkisinde de aynı yorgunluk var: sağlığınızı, ikinci sırada düşündüğünüz bir dilde yönetmek ve tanımadığınız yemekler üzerine kurulmuş bir tavsiye listesiyle baş başa kalmak. Belçika'da Türk diyetisyen aramanız bu yüzden çok makul bir istek; anlaşılmakla sadece bilgilendirilmek arasındaki farkı belirliyor. Bir şeyi de baştan söylemek istiyorum, çünkü bunun neredeyse her zaman kişisel bir başarısızlık olarak anlatıldığını duyuyorum: taşındıktan sonra değişen şey iradeniz değildi. Programınız, marketiniz, yol süreniz, mutfağınız ve yanınızdaki insan sayısı değişti. Bu, değişmiş bir çevre; çökmüş bir disiplin değil. Her tavsiyeden önce bir güvenlik notu: istemediğiniz hâlde gelen kilo kaybı, dışkıda kan, yutma güçlüğü, geçmeyen kusma, eforla gelen göğüs ağrısı ya da sizi korkutacak kadar ağır bir yorgunluk önce doktora gider, sonra diyetisyene.

Gurbette Beslenme Düzeni Neden Kayar, Neden Bu Bir İrade Meselesi Değil

Danışanlarım beslenme düzenlerinin bozulmasını hep içlerinde olmuş bir şey gibi anlatıyor. Benim gördüğüm, çevrelerinde olmuş bir şey.

  • Gün başka bir uzunlukta. Brüksel'e giden ya da Antwerp çevre yolundan geçen bir yol, çalışma gününün iki ucundan da saat alır; o saatler eskiden yemek pişirdiğiniz zamandan gider.
  • Mutfak bilginiz yereldi ve onu geride bıraktınız. Hangi dükkânda iyi yoğurt olduğunu, hangi salçayı alacağınızı, bir akşam yemeğinin ne tuttuğunu biliyordunuz. Hepsi bir anda gitti; sıradan her alışveriş bir karara dönüştü.
  • Sizi doyuran insanlar burada değil. Bir destek çevresi aynı zamanda bir yemek çevresidir; o çevre küçüldüğünde tabağınızdaki şey de değişir. Üstüne oturum, sigorta ve okul işlerinin yorgunluğu eklenince iştah, uyku ve yemek pişirme isteği birlikte kayar.

Dikkat edin, bunların hiçbiri iradeyle ilgili değil. Hepsi lojistik, dil ve yalnızlık; bir plan da bunların etrafına kurulmak zorunda.

Bir de şu var: sağlığınızı ikinci dilde yönetmenin kendine has bir yalnızlığı oluyor. Bütün bir görüşmeyi Flamanca ya da Fransızca tamamlayıp yine de en önemli yarısının söylenmemiş kaldığı hissiyle çıkabiliyorsunuz — ne yiyerek büyüdüğünüz, hastayken annenizin ne yaptığı, sizin evde sıradan bir pazar sabahının neye benzediği. Bu bir tercüme sorunu değil; bir tanınma sorunu.

Belçika'nın Haftası: Öğlen Ekmek, Köşedeki Friterie ve Geç Akşam Yemeği

Belçika gerçekten iyi yemek yenen bir ülke ve size bir plan satmak için bunun tersini söylemeyeceğim. Sadece, buraya getirdiğiniz düzeni kendiliğinden desteklemiyor.

Öğlen ekmek öğünü yeni gelenlerin ilk fark ettiği şey: sandviç ya da fırından alınmış bir şey, iki toplantı arasında ayakta. Öğlen ekmek yemenin kendisi bir sorun değil. Sorun, günün devamında olan şey — çoğunlukla rafine karbonhidrattan kurulu bir öğün sizi saat dörtte acıktırır, dokuzda ise en az enerjiye sahip olduğunuz anda kurt gibi aç bırakır. Bu yüzden danışanlarımdan ekmeği bırakmalarını istemiyorum. Öğlen öğününün tutmasını istiyorum: içinde gerçek bir protein, sebze ve bilerek konulmuş bir yağ.

Sonra gerisi geliyor ve hepsi yaşanmaya değer. Köşedeki friterie. Bir zanaat gibi ele alınan, cuma akşamı iş arkadaşlarını arkadaş yapan bira. Büyürken tattığınızdan gerçekten farklı bir çikolata. Hepsinden uzak duran biri sorunu çözmüş olmuyor; sadece Belçika'da yaşamamaya karar vermiş oluyor. Benim kurmak istediğim şey, gerçek bir Belçika haftasının içinde ayakta kalan bir örüntü:

  • Günü kontrol ettiğiniz öğünlerin üstüne kurun — genelde kahvaltı ve akşam yemeği. Bu ikisi sağlamsa öğlenki ekmek ve perşembe akşamı bir bira çok fazla şey ifade etmez.
  • Friterie'yi planın içine alın. Takvimde olan bir öğün sakin yenir; yemeyeceğinize dair kendinize söz verdiğiniz bir öğün hızlı yenir ve sonra pişmanlık bırakır.
  • İçecekler konusunda kendinize karşı dürüst olun, çünkü alkol uykuyu, reflüyü ve ertesi günün iştahını doğrudan etkiliyor.

Belçika'da Türk Malzemesi Bulmak Sandığınızdan Kolay

İşin gerçekten iyi tarafı şu: Belçika, Batı Avrupa'da Türk mutfağını sürdürmenin en kolay olduğu ülkelerden biri. Mutfağınızı, büyük bir marketin elinde ne varsa ona göre yeniden kurmak zorunda değilsiniz.

Büyük zincirler — Colruyt, Delhaize, Carrefour, Aldi ve Lidl — iyi beslenmenin omurgasını karşılıyor: kuru ve konserve baklagiller, donmuş sebze, konserve balık, yumurta, yoğurt, kuruyemiş, zeytinyağı, tam tahıllı ekmek, pirinç ve makarna. Aralarındaki fark, neyin mümkün olduğundan çok çeşit ve fiyat farkı; beş marketi kötü kıyaslamanız yerine iki marketi iyi tanımanızı tercih ederim. Donmuş sebzeyi ayrıca anmak istiyorum, çünkü şubat ayının bir salı akşamında küçük bir Belçika mutfağında en işe yarar şey odur: çoğu amaç için taze kadar besleyici, hazır doğranmış ve planın bozulduğu haftalara dayanıklı.

Gerisi için Türk ve Faslı marketler var ve Belçika'da bunlardan çok var. Antwerp'te Borgerhout, Brüksel'de Molenbeek ve Sint-Jans-Molenbeek, Gent'te benzer sokaklar: birkaç çeşit bulgur, kırmızı ve yeşil mercimek, nohut, gerçek beyaz peynir, kovayla satılan yoğurt, demet demet maydanoz ve dereotu, tahin, pekmez, zeytin, bayatlamamış baharat ve o sabah pişmiş pide. Üstelik en çok kullandığınız şeylerde genelde markete göre daha ucuz.

  • Baklagiller ve tahıllar herhangi bir Belçika dükkânında en ucuz gerçek besin kaynağı ve zaten pişirmeyi bildiğiniz yemeklerin yarısının omurgası.
  • Yoğurt ve beyaz peynir Türk marketinde hem damağınıza daha yakın hem kilogram başına daha ucuz.
  • Konserve ve donmuş balık, balıkçı yolunuzun üstünde değilse haftada balık yeme meselesinin en kolay cevabı.

Dürüst bir uyarı: Flamanca ya da Fransızca bir içindekiler listesinin, Türkçe bir liste kadar hızlı okunması zaman alıyor. Bu yüzden ilk aylarda etiket okumaktan vazgeçmek çok yaygın ve çok anlaşılır.

Küçük Bir Belçika Mutfağında Ev Yemeği Pişirmek

Belçika'daki danışanlarımın çoğu yeni bir mutfak öğrenmeye çalışmıyor. Küçük bir mutfağı, küçük bir fırını ve geç biten bir iş günü olan bir dairede kendi yemeğini pişirmeye devam etmeye çalışıyor. Bu çözülebilir bir şey ve çözüm neredeyse hiçbir zaman yeni bir tarif değil.

Büyürken yediğiniz yemekler, genel olarak, zaten iyi kurulmuş yemekler. Mercimek çorbası baklagil, sebze ve zeytinyağıdır. Bulgur pilavı tam tahıldır. Zeytinyağlılar uzun vadeli sağlık için kanıtı en tutarlı olan beslenme örüntüsüne çok yakın durur ve günlerce dayanır — geç biten bir haftanın tam da ihtiyacı olan şey. Menemen, yumurta ve sebzeyi on dakikada bir araya getirir. Genelde ayar gerektiren yer sıklık, yanındakilerin porsiyonu ve proteinin gün içinde nereye düştüğü oluyor.

  • İki kere pişir, dört kere ye. Pazar günü bir tencere çorba, bir tepsi sebze ve bir kap zeytinyağlı, haftanın en zor iki akşamını taşır.
  • Dondurucuyu çalıştırın. Porsiyonlanmış haşlanmış nohut, doğranmış yeşillik, pide, kalan pilav. Burada dondurucu, sokağın başındaki aile mutfağına en yakın şey.
  • Her öğünü sevdiğiniz bir proteinle çapalayın — yumurta, yoğurt, beyaz peynir, baklagil, balık, tavuk, et. Baklagil, yumurta ve konserve balık aynı zamanda bütçeyi de ayakta tutuyor.

Dikkat edin, buradaki hiçbir şey sizden kendi yemeğinizi daha az yemenizi istemiyor. İş, taşınmanın bozduğu ritmi yeniden kurmakta.

Kendi Mutfağınızı Artık Kimseye Tercüme Etmek Zorunda Değilsiniz

Belçika'daki Türk topluluğu büyük ve köklü. Bu şu anlama da geliyor: Türkçe konuşan çok kişi, yıllarca beslenme tavsiyesini kendi mutfağına kendi çevirdi.

Sorun tavsiyenin yanlış olması değildi; çoğu sağlamdı. Sorun, tavsiyenin sizin pişirmediğiniz yemekler üzerine kurulmuş olması ve çeviri işinin her seferinde size kalmasıydı. Bulgur da patates gibi bir karbonhidrat mı? Ayran nereye yazılıyor? Akşam yoğurt yemek sorun mu? Mercimek çorbasını bırakmam mı gerekiyor? Bir yandan bir hastalığı yönetirken bir yandan bu çeviriyi yapmak zorunda kalmamalısınız. O çeviri sizin yerinize yapıldığında bütün görüşme işe yarar hâle geliyor.

Türkçe çalışmak görüşmenin sıcaklığını olduğu kadar içeriğini de değiştiriyor. Porsiyonu evinizdeki kâseler üzerinden konuşabiliyoruz. Gerçek bir Türk kahvaltısını — beyaz peynir, zeytin, yumurta, domates, ekmek — hayali bir kahvaltı yerine olduğu gibi planlayabiliyoruz. Akşam yemeğinin geç olmasını ailenizin düzeni olarak ele alabiliyoruz. Oruç, bayram, misafir, Türkiye'den valizle gelen yiyecekler: hepsi konuşulabilir şeyler. Halanızın söylediklerinden hangisi sağlam, hangisi halk inancı, hangisi hâlâ dürüstçe belirsiz — bunu size söyleyebiliyorum. Malzemeler de burada; Borgerhout ve Molenbeek bu yemek için Türkiye'deki birçok mahalleden daha iyi stoklu. [TK: klinik gözlem — Belçika'daki Türkçe konuşan danışanlarınızda görüşmeler Türkçe yapılmaya başladığında ilk neyin değiştiği]

Çevrim İçi Diyetisyen Desteği Nasıl İşliyor ve Belçika'da Neden İşe Yarıyor

Hollanda, Belçika, Almanya ve Türkiye'deki danışanlarla tamamen çevrim içi, Türkçe ve İngilizce çalışıyorum. Belçika'da yaşayan biri için bu genelde daha pratik olan düzen.

Yol yok: başka bir şehre tren ve yarım iş günü tutacak bir randevu, sadece görüşmenin kendi saatini tutuyor. Akşam saatleri mümkün; günü geç biten biri için bu çok şey demek. Görüşme kendi dilinizde geçiyor, yani o saat tercümeye değil beslenmenize gidiyor. Bir de sizinle birlikte taşınıyor: tayin sizi Almanya'ya ya da Türkiye'ye götürürse iş baştan başlamıyor. Gurbette sürekliliğin değeri hak ettiğinden az konuşuluyor.

Çevrim içi beslenme desteğinin yapmadığı şey, Belçika'daki tıbbi bakımınızın yerini almak. Tanı, reçete, kan tahlilleri ve takip doktorunuzda ve uzmanınızda kalıyor; ben onların yanında yürüyorum, onların yerine değil. Anlattığınız bir şeyin tıbbi bir cevabı varsa bunu açıkça söylüyor ve sizi doktorunuza yönlendiriyorum. [TK: Belçika'daki bir danışanın doktoru ya da uzmanı için Flamanca veya Fransızca bir özet istemesi durumunda nasıl ilerlediğinizi teyit eder misiniz]

Şimdi bilinçli olarak yardımcı olmayacağım kısım geliyor, çünkü burada kendinden emin bir yanlış cevap size para kaybettirir. Belçika'da diyetisyen hizmetinin nasıl geri ödendiğini size ben söylemeyeceğim. Bu düzenlemeler sandıktan sandığa ve bölgeden bölgeye farklılaşıyor, zamanla değişiyor ve Hollanda sisteminin aynısı değil. [TK: Belçika'da diyetisyen hizmetinin sigorta geri ödemesine dair ne söylemek istediğinizi teyit eder misiniz — çevrim içi görüşmeler için bir geri ödeme olup olmadığı, sevk gerekip gerekmediği, faturalarınızın sunulabilir olup olmadığı] [TK: tamamen çevrim içi çalıştığınız için, Belçikalı okuyuculara mesleki kayıt durumunuzu nasıl anlatmak istediğinizi teyit eder misiniz] Bu arada tavsiyem, kendi sandığınıza doğrudan ve yazılı olarak sormanız. Ücretler ve her görüşmenin neleri kapsadığı ücretler sayfasında, eğitim ve uzmanlık geçmişim de hakkımda sayfasında açıkça duruyor. Bu başlıklardaki diğer yazıları blogda bulabilirsiniz.

İlk Görüşmede Ne Konuşuyoruz ve Hangi Konularda Destek Veriyorum

İnsanlar ilk görüşme için genelde tedirgin oluyor, çünkü tartılmayı, azarlanmayı ve eline bir yasaklar listesi tutuşturulmasını bekliyor. Öyle bir şey olmuyor.

Uzun bir konuşmayla başlıyoruz. Beslenmeniz şu anda gerçekte nasılsa öyle. Çalışma düzeniniz ve yol süreniz. Mutfağınızın neye imkân verdiği, neye vermediği. Ne yiyerek büyüdüğünüz ve neyi özlediğiniz. Uykunuz, stresiniz, hareketiniz, tıbbi geçmişiniz, kullandığınız ilaçlar ve son kan değerleriniz. Bir de diyet geçmişiniz — denediğiniz her şeyi yargılamadan, çünkü o geçmiş genelde dosyadaki her şeyden fazlasını açıklıyor. Sonra mutfağınıza, kültürünüze, bütçenize ve programınıza göre kişiye özel bir plan kuruyorum; tanıdığınız ve oturduğunuz yerden alabildiğiniz yemeklerle. Sonra çalışmaya devam ediyoruz, çünkü ilk plan bir başlangıç konumu. [TK: görüşme sürenizi ve takip sıklığınızı burada nasıl anlatmak istediğinizi teyit eder misiniz]

Belçika'da bana gelme sebepleri başka yerlerdekinden çok farklı değil; kilo bunlardan biriyse de çalışma kilodan bağımsız yürüyor:

  • Taşındıktan sonra genel beslenme ve alışkanlıklar — enerji, öğün ritmi, yeniden yemek pişirmeye başlamak. Bu, sağlıklı yaşam danışmanlığımın çekirdeği.
  • Tedavinin yanında bir beslenme planı gerektiren durumlar — insülin direnci ve diyabet, kolesterol, tansiyon, karaciğer yağlanması, tiroit hastalıkları, reflü ve bağırsak sorunları. Bu iş hastalığa özel beslenme tedavisi başlığında, doktorunuzla koordineli yürüyor.
  • Hormon ve kadın sağlığı — polikistik over sendromu, gebelik öncesi hazırlık, gebelik ve perimenopoz.

[TK: klinik gözlem — Belçika'daki danışanların sizi genelde nasıl bulduğu ve ilk görüşmenin ilk on dakikasında ne anlattıkları]

Belçika'da Diyetisyenle Çalışmaya Dair Yaygın Yanlış Bilgiler

"Çevrim içi görüşme, karşı karşıya oturmak kadar iyi olamaz."

Beslenme danışmanlığı için uzaktan görüşmeye dair kanıtlar iç rahatlatıcı ve sebebi yapısal: ihtiyacım olan şeylerin neredeyse hiçbiri fiziksel değil. Geçmişinize, yeme örüntünüze, kan değerlerinize, mutfağınıza ve dürüst bir saate ihtiyacım var; ekran bu beşini de taşıyor. Çevrim içi bakımın yapamadığı şey sizi muayene etmek ve tahlil istemek; zaten tam bu yüzden doktorunuzun yanında yürüyor.

"Diyetisyen sadece kilo vermek isteyenler için."

Kilo pek çok sebepten biri ve genelde en işe yarar olanı değil. İnsanlar reflü, yorgunluk, demir, kan şekeri, bağırsak şikâyetleri, gebelik, tiroit hastalıkları ve taşındıktan sonra yeniden düzenli yemek isteği için geliyor. Kiloyla ilgili çalışmam da kilodan bağımsız yürüyor; plan, kendinizi nasıl hissettiğinize göre değerlendiriliyor.

"Flamancam ya da Fransızcam yeterli olana kadar beklemeliyim."

Lütfen beklemeyin. Belçika üç dilli bir ülke — Flandre'da Flamanca, Brüksel'de ağırlıklı olarak Fransızca, doğuda Almanca — ve bu dillerden birinde sağlık konularını rahat konuşacak seviyeye gelmek, iyi beslenmeye başlamak için harcamanız gerekmeyen yıllar demek. Düşündüğünüz dilde yapılan bir görüşme daha rahat olduğu kadar daha doğru.

"Çok pahalı, hem taşınmanın başka masrafları da var."

Mantığını anlıyorum ve beslenme desteğinin bedava olduğunu söylemeyeceğim. Bunu, kayan bir yılın size hâlihazırda ödettiği şeyle karşılaştırmanızı isterim: enerji, hastalık izinleri, internetten alınan takviyeler ve çöpe giden yiyecek. Ücretler ve her görüşmenin kapsamı ücretler sayfasında açıkça yazıyor; benimle konuşmadan önce karar verebilirsiniz.

"Ne yemem gerektiğini zaten biliyorum."

Büyük olasılıkla haklısınız ve bu listedeki en makul itiraz bu. Bana gelen çoğu kişi iyi bir beslenme düzenini tarif edebiliyor. Yapamadıkları şey onu uzun bir yola, bir Belçika iş haftasına, küçük bir mutfağa ve içinde bir hastalık olan bir bedene sığdırmak. Bilgiyi sıradan bir salı gününe çevirmek işin asıl kısmı ve bunu size kimse öğretmedi.

Hanzi Nutrition ile Çalışmak

Ben bir diyetisyenim ve Belçika'da yaşayan danışanlarımda gördüğüm şey neredeyse hiçbir zaman bilgi eksikliği değil. Gördüğüm şey, mutfak düzeni — dükkânları, programı, insanları, etiketin dili — tek bir haftada değişmiş ve sonraki yıl boyunca bunun için kendini suçlamış bir insan. Yapılacak iş, o düzeni burada yeniden kurmak; hem de zaten sevdiğiniz yemeklerle.

Hanzi Nutrition'da Hollanda, Belçika, Almanya ve Türkiye'deki danışanlarla tamamen çevrim içi, Türkçe ve İngilizce çalışıyorum. İlk görüşmede yeme örüntünüzü, çalışma düzeninizi, mutfağınızı, geçmişinizi ve tıbbi tablonuzu yargılamadan konuşuyoruz. Sonra mutfağınıza, kültürünüze, bütçenize ve programınıza göre kişiye özel bir plan kuruyorum; Antwerp'te, Brüksel'de, Gent'te ya da Leuven'de alabileceğiniz malzemelerle. Tıbbi değerlendirme gerektiren bir durum varsa bunu açıkça söylüyor ve Belçika'daki doktorunuzla koordineli çalışıyorum. Sonra da yanınızda kalıyorum, çünkü bir planın sıradan haftalarda da ayakta kalması gerekiyor.

Belçika'da yaşıyorsanız ve kendi dilinizde, büyürken yediğiniz yemeklerin üzerine kurulmuş bir beslenme desteği istiyorsanız, bugün benimle bir görüşme ayırtın.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel tıbbi bakımın yerine geçmez. Beslenme, takviye veya tedavinizde yapacağınız değişiklikleri lütfen doktorunuzla birlikte planlayın.


İlgili Yazılar

Aynı temadaki diğer yazılarımız:

Tuğba Kaşlıoğlu Yürik
Yazar Hakkında

Tuğba Kaşlıoğlu Yürik

Uzman Diyetisyen & Fitoterapi Uzmanı

Yeditepe Üniversitesi | Çift Yüksek Lisans | 500+ Danışan

Güncel Kalın

Yoğun bir haftadan sağ çıkan alışkanlıklar ister misiniz?

Sepetiniz (0)

Sepetiniz boş